Tarih: September 9th, 2009 | Mehmet Akyuz | Etiket: bilgi toplumu, bpm, dis box, e-devlet, e-devlet kapısı, edevlet, esb, soa, türkiye'de soa | No Comments »

turkiye.gov.tr
Başbakanlık, verilen e-devlet hizmetlerinin iyileştirilmesi, tek elden koordine edilip, kullanılan araç ve teknolojilerin daha verimli kullanılması ve hizmet kalitesinin arttırılması için bir kanun tasarısı hazırlamış ve bunu da kamuoyu görüşüne açmış. Detayları aşağıda bulabilirsiniz.
Hatırlarsanız bundan bir kaç yıl önce E-Devlet Kapısı projesi gündeme gelmiş, yapılan ihale sonucu Oytek grubu projeyi yönetmeye hak kazanmış, önce Türk Telekom’da olan proje sorumluluğu da sonradan Türksat’a devredilmişti. Bu proje kapsamında bugün de hizmette olan turkiye.gov.tr sitesi doğmuştu. Şimdilik devlet kurumlarıyla yeterli derecede entegre çalışmayan, daha çok kurum hizmetlerine giriş kapısı gibi duran bir girişimdi bu. Kişisel olarak da bilgisayarımdaki Safari tarayıcısı ile giremediğim nadir sitelerden biri oldu.
Bilgi toplumu olmak şüphesizki ülkenin medeniyet seviyesindeki artışla eşdeğer. Read the rest of this entry »
Tarih: August 21st, 2009 | Mehmet Akyuz | Etiket: bulut bilişim, cloud, cloud computing, makale, soa | No Comments »
Daha önce soa-tr’de Cloud Computing, yani Bulut Bilişim’e bir giriş yazısı yazmıştık. Bunu destekler şekilde ve daha kapsamlı bir makale’yi Sun Microsystems Türkiye‘den Kurumsal IT Mimari Orhan Alkan da ComputerWorld Türkiye için hazırlamış.
Soa ve Bulut Bilişim ilişkisi, açık ve hususi bulut kavramları, bulut maliyet modelleri gibi başlıklar hakkında hızlıca bilgi edinmek için güzel bir makale.
Cloud Computing: Genel Görünüm
Tarih: January 29th, 2009 | Mehmet Akyuz | Etiket: ekonomik kriz, kriz, soa | No Comments »

Çok bilinen bir şehir efsanesi vardır. Beklemediğiniz bir anda karşınıza azgın bir köpek çıkarsa çömelip, olduğunuz yerde beklemek gerekir derler. Bu şekilde azgın köpek sizi yolun üzerindeki herhangi birşey sanıp, tabiri caizse sizi teğet geçermiş.
Beklemediği(!) bir anda, 2008 yılının son aylarında tüm dünya da azgın bir krizle karşılaşıverdi. Hoş ben o dönemde askerlik görevimi yerine getiriyor olduğumdan dünya ile aynı yerde değildim
Karşılaşma ile beraber, özellikle 2001 krizinde çalışma hayatının içinde bulunan kimselerin gönülleri bulandı. Çünkü kriz hem iş tehlikesi, hem de yapılan işlerin rafa kaldırılması, askıya alınması demekti. Read the rest of this entry »
Tarih: August 9th, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: haber, soa, türkiye'de soa | No Comments »
BTHaber bu haftaki sayısında SOA ve SOA’nın Türkiye’deki gelişimine büyük yer ayırmış. Kısa bir yorumunu online olarak okumak mümkün ama tüm başlıkları okuyabilmek için BTHaber dergisini edinmeniz gerekiyor.
Haberin sponsorluğunu HP yapmış ama Software AG, Microsoft, BEA, SAP, Sybase, Sun gibi SOA atılımı içinde olan birçok kuruluş da içeriğe üst düzeyde destek vermiş. Bu da artık Türkiye’de yeni nesil pazarın SOA olacağını göstermekte. Hatta yukarıdaki ISV’lerin dışında içeriğe katkıda bulunan entegratör ve çözüm firmalarının çeşitliliği de bu durumu destekliyor.
Haberin çıktılarından biri de Türkiye’de SOA’ya olan talebin artması, hatta KOBİ düzeyinde taleplerin ortaya çıkması. Tabiki bu taleplerin gerçek anlamda bir SOA geçişi mi yoksa SOA’ya geçiş adımı olabilecek entegrasyon/b2b türü işler mi olduğu tartışılabilir. Yine de sonuçta önemli olan SOA’nın iş’e kattığı artıların görülebiliyor olması.
Tarih: July 23rd, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: firmalar, soa, soa-ürünleri | 2 Comments »
SOA World okuyucuları en iyi SOA ürünlerini seçmiş. Her kategoride en az 4 kazanan olması biraz düşündürücü. Bunu “şu anda yeterli farklılığı sağlayabilen lider ürün eksikliği” olarak algılamak mümkün, ya da “SOA World okuyucuları ne yardan vazgeçmiş ne de serden” de diyebiliriz. İlk bakışta dikkatimi çeken kategoriler arasında en iyi uygulama sunucusu kategorisi de var. Uygulama sunucularının SOA ürünü olarak gösterilmesi ne kadar doğru, tartışılır. Dikkat çeken başka birşey de bu kategoride IBM Websphere ve BEA WebLogic’in yer almaması :
Best App Server
Java System Application Server, Sun
Microsystems
Oracle Fusion Middlware
Pramati Application Server,
Pramati
Borland Enterprise Server
Kategorilerde genel olarak Oracle, Software AG + webMethods ve biraz da TIBCO ağırlığı var. Software AG’nin webMethods’u satın almış olmasına rağmen Forrester Research‘ün lider gösterdiği webMethods BPM çözümü yerine Software AG Crossvision BPM çözümünün kazananlar arasında olması da ilginç bir başka nokta. Bu satın almanın bir başka dikkat çekici noktası da iki firmanın da suit çözümlerinin aynı kategoride kazananlar arasında yer alıyor olması. İşte bazı kategoriler ve kazananları:
Best BPM Engine
TIBCO iProcess Suite
Oracle BPEL
Process Manager
Software AG Crossvision Business Process Manager
Adeptia BPM Server
Best Framework
Java Web Services Developer Pack, Sun
Microsystems
Software AG Crossvision
Service Manager, SOA Software
UI Framework, Helmi Technologies
Best GUI for Web Services Product
TIBCO
Business Works
Infragistics NetAdvantage for .NET
soapUI, eviware
Software AG Crossvision Application Composer
Oracle JDeveloper
Best Integrated Services EnvironmentOracle
JDeveloper
Ivory Service Architect, GT Software
Software AG Crossvision
webMethods Fabric
Best SOA/Web Services Platform
TIBCO Business
Works
Java EE, Sun Microsystems
Oracle Fusion Middleware
Software AG
Crossvision
Tarih: July 4th, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: soa | 1 Comment »

If a tree falls in the forest, SOA knows about it.
SOA yakın zamanda bilişim dünyasında en sık konuşulan konulardan birisi, dolayısıyla kendisinden önce gelen akımlar gibi abartılmaya aday bir konu. SOA Facts üşenmemiş ve SOA hakkında “gerçekleri (!)” bir liste halinde yayınlamış. İşte benim favorilerim :
- SOA is the mistress to all CIOs. (SOA’yı anlattığımız IT müdürlerinin sevgi dolu bakışlarını düşündüm bunu okurken
)
- SOA can write and compile itself. (Self Oriented Application?
)
- One person successfully described SOA completely, and immediately died. (Hmm, belki de blog’uma SOA Hakkında Herşey ismini vermemeliydim…)
- In the last year, SOA increased Turkey’s GDP by a factor of 10. (Her zamanki dış mikrahlar… Mikrah?
)
- SOA is not complex. You are just dumb. (Ningunos Comentarios)
- The solution to SOA is 42, which begs the question… (Evet, blog’un ismi SOA Mimarının Galaksi Rehberi de olabilirdi)
- If you plug SOA into the back of your head, you’ll know Kung Fu. (Grid computing dedikleri Matrix olsa gerek)
- SOA can do it in one line. (Bunu bir sunumumda kullanmalıyım
)
- SOA is also a yoga posture that consists of performing all other yoga postures simultaneously. (Bunu da!)
- Pluto is no longer the ninth planet, because SOA wanted the job. (Birşey diyemedim buna
)
- SOA knows what you did last summer, and is disappointed that it wasn’t SOA. (Bunu da sunumda kullanılacaklar arasına ekliyorum)
Kendi SOA “gerçeklerinizin (!)” de SOA Facts’de yer almasını istiyorsanız şu adrese bir mail atıp bildirebiliyorsunuz. Bir tane de benden:
SOA is the short way of saying “So What?”
Tarih: June 21st, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: assessment, soa, soa-value-assessment, value | 2 Comments »

Peki ama, neden SOA’ya geçmek isteyelim? Ya da, SOA bize ne kazandırır?
SOA’nın en temel tanımı, “değişen ve yeni ortaya çıkan iş ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek için bilgi-işlem kaynaklarının yeniden organize edilmesi” şeklinde. Pekala, işletmenin stratejik kararlarını veren kişiler, daha açık konuşmak gerekirse, bütçenin altına imza atan insanlar için bilgi-işlem kaynaklarının hangi yaklaşıma sahip olduğu ne kadar önemlidir? Eskisi gibi Excel dosyalarını maille göndermek ya da intranete yeni uygulama eklemek yerine, neden Kurumsal Servis Yolu (ESB) gibi birşey kuruma eklensin? Birsürü iş analistini, bilgi-işlem ekibini meşgul edecek bir çalışmanın ve maliyetin altına girmenin anlamı ne olabilir?
Bilgi-işlem çalışanlarının, yani gerçek anlamda farklı sistemlerin entegrasyonuyla uğraşan, dağınık veri yapısı ve karmaşık uygulamalar havuzu üzerinde uygulamalar geliştirmeye çabalayan kişilerinin SOA’ya yakınlık duyması oldukça normal, sık rastlanılır bir durum. Ama yeterli değil.
Bu düşünceler ışığında Serge Thorn, bilgi-işlem yapısını SOA’ya taşımaya iten ve gerçek iş ihtiyaçlarını idafe eden bazı etkenleri listelemiş. Bunları SOA’ya giriş kapıları olarak düşünmek de mümkün. Ben aynı maddeleri sıralarken biraz daha genişletmeye çalışacağım :
- Bir iş süreçleri yönetim sisteminin (BPMS) kuruma kazandırılma çalışması. Gerçek anlamda iş süreçleri yönetim sistemleri, ancak kurumun dağınık sistemlerindeki anlık bilgiye ulaşabiliyor, farklı teknolojilerdeki uygulamalarını tetikleyebiliyor ise yararlıdır. Bu açıdan kurumun veri ve uygulamalarının üzerinde, standart teknolojilerle yaratılmış bir SOA şemsiyesi iş süreçlerinin hızlı yaratılmasını ve doğru işletilmesini destekleyen bir konumda olacaktır. Örneğin sürecin bir aktivitesinde Mainframe uygulamasından alınan bilginin, veritabanından alınan veriyle harmanlanmış hali gerekiyorsa, tüm bunları hızla gerçekleştiren bir ESB anlamlı olacaktır.
- Bileşke uygulamalar yaratmak ya da varolan portalleri geliştirmek. Kurumun sahip olduğu veri kaynaklarını, uygulamalarındaki bilgiyi tüketebilen bağımsız parçalardan oluşan uygulamalar. Örneğin müşteri bilgisini CRM paketinden alan bir parça ile telefon numarasını TTRehber sistesinden alan bir parçanın beraber kullanımı.
- Eski ya da kapalı sistemlerde yatan değerli uygulamaların, verinin yeni teknolojilerle beraber çalışabilir hale getirilmesi. Bugün birçok kurum halen AS/400 üzerinde uygulamalar koşturmakta ama destek, entegrasyon sıkıntısı yaşamaktadır. Benzer şekilde, kurumlar için önemli olan ERP, CRM gibi paket uygulamalarının birbirleriyle ve diğer sistemler entegrasyonu problem teşkil etmektedir. Burada SOA’nın getirdiği Legacy Modernizasyon yaklaşımı da işletmeleri SOA’ya taşıyan adımlardan olacaktır.
- Bilgi sadece kurum içinde değil kurumlar arasında da dolaşmaktadır. En uygun yapı olması nedeniyle bu bilgi XML olarak taşınmaktadır. Problem bu bilginin güvenli bir şekilde taşınması olduğu kadar bu bilginin yaratılması ve tüketilmesi şeklinde de gündeme gelmektedir. Basel II gibi düzenlemeler de bilgi taşınmasını tetiklemekte ve hızlı, esnek şekilde bilgiyi yaratabilen, sunabilen ve tüketebilen SOA yapısını desteklemektedir.
Tüm bu nedenler SOA’ya girişi destekleyen adımlar olarak görülebilir. SOA’nın gerçek anlamda işletmeye katacaklarını ortaya koymak ise biraz daha profesyonel yaklaşımı gerektiriyor. SOA Value Assessment bu tür bir yaklaşım. Kurumların SOA ile kazanabilecekleri görmeleri için ücretsiz değerlendirmeler sunan Forrester Research ve Software AG‘nin bir çalışması.
SOA’nın eğer doğru bir metodolojiyle ve araçlarla gerçekleştirilirse iş ve bilgi-işlem anlamında değer katacağı kuşkusuz ama bu değeri kağıt üzerinde de ifade edebilmek işletmeler için anlamlı olacaktır.
Tarih: June 15th, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: ajax, soa, türkçe, web servisi | No Comments »

Ne kadar çok okunması gereken şey var ve o kadar da çabuk çoğalıyor bunlar. Bir şekilde bunları bir araya getirmek, en azından biraz da olsa üstünde yorum yapacak kadar vakit ayırmak gerekli.
“Soa hakkında herşey” ile amacım bu. Del.icio.us‘ima koyduğum soa, web 2.0, ajax vb tag’li, genellikle bir daha dönüp bakamadığım linklerde anlatılanları derlemek, biraz da soa’nın türkçesi olmak. Dahası, müşterilerime anlattığım soa hikayesini paylaşmak. Servis orkestrasyonundan, eski sistemlerdeki yatırımları korumaktan, iş süreçlerini iyileştirmekten, kurumsal bileşke web parçalarından bahsetmek.
Güzel. İyi ve uslu bir şirket gibi vizyonumu ve misyonumu ortaya koyduğuma göre artık anlatmaya koyulabilirim.
Soa tüm avantajları, kazançlarıyla olduğu kadar yanlışlıklarıyla da kapımızda artık. Artık web servislerinin çokça telaffuz edildiği zamanları yaşıyoruz. Önümüzdeki süreç boyunca da her web servisinin “anlamlı” web servisi olmadığını, artık uygulamaların içinden değil, sistemlerin üstünden bakmamız gerektiğini, ipin ucunu kaçırmamak için soa yönetişimine ihtiyacımız olduğunu göreceğiz. Web 2.0′ın ve kurumsal bileşke web parçalarının güzel görünmekten öte soa’nın megalo idea’sını gerçekleştirebilecek paradigma değişikliği olduğunu öğreneceğiz.
İş bakış açısından da bugüne kadar en değer katan teknolojik değişim olacak soa. Artık veriye değil anlık bilgiye ulaşacak karar verenler, uzun projelerin yerini doğru orkestrasyon alacak çoğu kez. İşletmeler, doğru soa altyapıları, doğru iş süreçleri yönetimi ile pazarda ilk ve en olmaya daha çok yaklaşacak işletmeler.
Bütün bunlar olurken ben de elimden geldiği kadar S.O.A. ile S.O.S. arasındaki yerlere dikkat çekmeye çalışacağım.