One person successfully described SOA completely,
and immediately died ~ soafacts.com

SOA Birlikte Çalışınca (Çalışabilince) Güzel

Tarih: June 26th, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: beraber işlerlik, beraber çalışabilirlik, dis box, e-devlet, e-devlet kapısı, edevlet, interoperability, ws-i | 1 Comment »

Birlikte çalışırlığının önemini anlamak çoğunlukla sevimsiz tecrübelerin ardından gerçekleşiyor.

SOA açısından en önemli konulardan bir tanesi “birlikte çalışabilirlik”. Uygulamaların standartlar üzerinden, gevşek bağlarla birbirine kolayca entegre olabilmesinden bahsediyoruz. Fakat, maalesef, ya standartlar yeterince standart olamadığından ya da standartları gerçekleyen projelerin/araçların/ürünlerin farklılıklarından, herzaman beklendiği kadar kolay entegrasyonu gerçekleştiremiyoruz.

Benim sevimsiz tecrübem Axis ile implemente ettiğim web servisi sunucumun, gSoap ile implemente edilmiş istemciyle konuşamaması şeklinde oldu. Uzun süreli araştırmalar ve biraz da hile ile iki uygulamayı beraber işler hale getirebildik. Tabi ki içimize sinmeyen bir çözüm olmuştu yaptığımız.
(bkz: http://www.gridlab.org/WorkPackages/wp-5/guide/faults.html)

Peki yanlış olan neydi? Birimiz Türk diğerimiz Alman iken ve biz bile anlaşabiliyorken bu web servisleri neden beraber çalışamamıştı? gSoap‘un ürettiği web servisi tanımı (WSDL) yanlış mıydı? Yoksa hata Axis‘de miydi? Eğer nuSoap ya da XFire kullansaydık farklı problemlerle mi karşılacaktık?

Sonuçta iki projenin de “kendine göre” doğru implementasyonu gerçekleştirdiğini, ortaya çıkardıkları WSDL ve SOAP mesajlarının tamamen uygun XML şemalarını desteklediklerini, ama “şeklen” farklılıklar taşıdıklarını gördük. Namespace’lerin farklı algılanması ve işlenmesiydi bu farklılık. Sonuç ise gSoap’un hazırlayıp gönderdiği SOAP mesajının Axis’in kabul etmemesi olmuştu.

Bugünlerde kurumların kendi içlerindeki entegrasyon kadar aralarındaki entegrasyon da konuşulan konular arasında. Özellikle E-Devlet Kapısı çalışmalarıyla beraber bu tür entegrasyon, yalnızca kamu kuruluşları için değil, kamu kuruluşlarıyla bilgi paylaşan özel kurumlar için de ihtiyaç halini alıyor. Bu ihtiyacın literatürdeki adı İngiltere’de DIS BOX(Department Integrated Service Box) olarak konulmuş durumda. Kısaca kurumun sağladığı servisleri güvenli ve belirli sınırlar içinde sunabilmek (SLA), başka kurumların sağladığı servisleri de yine güvenli ve hızlı şekilde tüketebilmek için tasarlanmış yapılar bu DIS BOX’lar. Dayandıkları mimari de tabiki açık standartlar ve SOA.

Yukarıda anlatılanları birbirine bağlarsak kurumlar arası entegrasyonu bekleyen önemli sorunlardan bir tanesi “beraber çalışabilirlik/işlerlik”. Web servislerinin beraber işlerliği ile ilgili bir organizasyon da var üstelik. WS-I organizasyonu yaratılan web servislerinin gerçekten gevşek entegrasyonu sağlayabilmesi için sağlaması gereken standartları belirliyor. Bu standartları da güvenliği (WS-Security) ve güvenilirliği (WS-Reliability) işin içine sokan farklı profiller şeklinde ifade ediyor. Buna göre SOA’nızın içinde yer alan bir ürünün WS-I profillerini gerçekleyip gerçeklemediğini sorgulayıp, beraber işlerlik konusunda sıkıntı yaşama olasılığınızı görebiliyorsunuz.

WS-I SOA’ya uygun araçlar geliştiren kişiler/kurumlar için de test araçları ve örnek uygulamalar sunuyor.

Doğru SOA’yı gerçekleştirmek için atılacak adımlardan biri de beraber işlerliği sağlayabilmek. Çünkü, SOA birlikte çalışınca güzel.


SOA’nın Getirdikleri (Götürdükleri?)

Tarih: June 21st, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: assessment, soa, soa-value-assessment, value | 2 Comments »

click to comment

Peki ama, neden SOA’ya geçmek isteyelim? Ya da, SOA bize ne kazandırır?

SOA’nın en temel tanımı, “değişen ve yeni ortaya çıkan iş ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek için bilgi-işlem kaynaklarının yeniden organize edilmesi” şeklinde. Pekala, işletmenin stratejik kararlarını veren kişiler, daha açık konuşmak gerekirse, bütçenin altına imza atan insanlar için bilgi-işlem kaynaklarının hangi yaklaşıma sahip olduğu ne kadar önemlidir? Eskisi gibi Excel dosyalarını maille göndermek ya da intranete yeni uygulama eklemek yerine, neden Kurumsal Servis Yolu (ESB) gibi birşey kuruma eklensin? Birsürü iş analistini, bilgi-işlem ekibini meşgul edecek bir çalışmanın ve maliyetin altına girmenin anlamı ne olabilir?

Bilgi-işlem çalışanlarının, yani gerçek anlamda farklı sistemlerin entegrasyonuyla uğraşan, dağınık veri yapısı ve karmaşık uygulamalar havuzu üzerinde uygulamalar geliştirmeye çabalayan kişilerinin SOA’ya yakınlık duyması oldukça normal, sık rastlanılır bir durum. Ama yeterli değil.

Bu düşünceler ışığında Serge Thorn, bilgi-işlem yapısını SOA’ya taşımaya iten ve gerçek iş ihtiyaçlarını idafe eden bazı etkenleri listelemiş. Bunları SOA’ya giriş kapıları olarak düşünmek de mümkün. Ben aynı maddeleri sıralarken biraz daha genişletmeye çalışacağım :

  1. Bir iş süreçleri yönetim sisteminin (BPMS) kuruma kazandırılma çalışması. Gerçek anlamda iş süreçleri yönetim sistemleri, ancak kurumun dağınık sistemlerindeki anlık bilgiye ulaşabiliyor, farklı teknolojilerdeki uygulamalarını tetikleyebiliyor ise yararlıdır. Bu açıdan kurumun veri ve uygulamalarının üzerinde, standart teknolojilerle yaratılmış bir SOA şemsiyesi iş süreçlerinin hızlı yaratılmasını ve doğru işletilmesini destekleyen bir konumda olacaktır. Örneğin sürecin bir aktivitesinde Mainframe uygulamasından alınan bilginin, veritabanından alınan veriyle harmanlanmış hali gerekiyorsa, tüm bunları hızla gerçekleştiren bir ESB anlamlı olacaktır.
  2. Bileşke uygulamalar yaratmak ya da varolan portalleri geliştirmek. Kurumun sahip olduğu veri kaynaklarını, uygulamalarındaki bilgiyi tüketebilen bağımsız parçalardan oluşan uygulamalar. Örneğin müşteri bilgisini CRM paketinden alan bir parça ile telefon numarasını TTRehber sistesinden alan bir parçanın beraber kullanımı.
  3. Eski ya da kapalı sistemlerde yatan değerli uygulamaların, verinin yeni teknolojilerle beraber çalışabilir hale getirilmesi. Bugün birçok kurum halen AS/400 üzerinde uygulamalar koşturmakta ama destek, entegrasyon sıkıntısı yaşamaktadır. Benzer şekilde, kurumlar için önemli olan ERP, CRM gibi paket uygulamalarının birbirleriyle ve diğer sistemler entegrasyonu problem teşkil etmektedir. Burada SOA’nın getirdiği Legacy Modernizasyon yaklaşımı da işletmeleri SOA’ya taşıyan adımlardan olacaktır.
  4. Bilgi sadece kurum içinde değil kurumlar arasında da dolaşmaktadır. En uygun yapı olması nedeniyle bu bilgi XML olarak taşınmaktadır. Problem bu bilginin güvenli bir şekilde taşınması olduğu kadar bu bilginin yaratılması ve tüketilmesi şeklinde de gündeme gelmektedir. Basel II gibi düzenlemeler de bilgi taşınmasını tetiklemekte ve hızlı, esnek şekilde bilgiyi yaratabilen, sunabilen ve tüketebilen SOA yapısını desteklemektedir.

Tüm bu nedenler SOA’ya girişi destekleyen adımlar olarak görülebilir. SOA’nın gerçek anlamda işletmeye katacaklarını ortaya koymak ise biraz daha profesyonel yaklaşımı gerektiriyor. SOA Value Assessment bu tür bir yaklaşım. Kurumların SOA ile kazanabilecekleri görmeleri için ücretsiz değerlendirmeler sunan Forrester Research ve Software AG‘nin bir çalışması.

SOA’nın eğer doğru bir metodolojiyle ve araçlarla gerçekleştirilirse iş ve bilgi-işlem anlamında değer katacağı kuşkusuz ama bu değeri kağıt üzerinde de ifade edebilmek işletmeler için anlamlı olacaktır.


S.O.A. ya da S.O.S.

Tarih: June 15th, 2007 | Mehmet Akyuz | Etiket: ajax, soa, türkçe, web servisi | No Comments »

click to comment

Ne kadar çok okunması gereken şey var ve o kadar da çabuk çoğalıyor bunlar. Bir şekilde bunları bir araya getirmek, en azından biraz da olsa üstünde yorum yapacak kadar vakit ayırmak gerekli.

“Soa hakkında herşey” ile amacım bu. Del.icio.us‘ima koyduğum soa, web 2.0, ajax vb tag’li, genellikle bir daha dönüp bakamadığım linklerde anlatılanları derlemek, biraz da soa’nın türkçesi olmak. Dahası, müşterilerime anlattığım soa hikayesini paylaşmak. Servis orkestrasyonundan, eski sistemlerdeki yatırımları korumaktan, iş süreçlerini iyileştirmekten, kurumsal bileşke web parçalarından bahsetmek.

Güzel. İyi ve uslu bir şirket gibi vizyonumu ve misyonumu ortaya koyduğuma göre artık anlatmaya koyulabilirim.

Soa tüm avantajları, kazançlarıyla olduğu kadar yanlışlıklarıyla da kapımızda artık. Artık web servislerinin çokça telaffuz edildiği zamanları yaşıyoruz. Önümüzdeki süreç boyunca da her web servisinin “anlamlı” web servisi olmadığını, artık uygulamaların içinden değil, sistemlerin üstünden bakmamız gerektiğini, ipin ucunu kaçırmamak için soa yönetişimine ihtiyacımız olduğunu göreceğiz. Web 2.0′ın ve kurumsal bileşke web parçalarının güzel görünmekten öte soa’nın megalo idea’sını gerçekleştirebilecek paradigma değişikliği olduğunu öğreneceğiz.

İş bakış açısından da bugüne kadar en değer katan teknolojik değişim olacak soa. Artık veriye değil anlık bilgiye ulaşacak karar verenler, uzun projelerin yerini doğru orkestrasyon alacak çoğu kez. İşletmeler, doğru soa altyapıları, doğru iş süreçleri yönetimi ile pazarda ilk ve en olmaya daha çok yaklaşacak işletmeler.

Bütün bunlar olurken ben de elimden geldiği kadar S.O.A. ile S.O.S. arasındaki yerlere dikkat çekmeye çalışacağım.